4
Nis
2018

Bir Üstad Profili

Her insanın gerek mesleki ve gerekse özel yaşamında mutlaka bir idolü olmuştur.

Benim idolüm ise, hem yönetici hem de nazik bir insan olarak Bülent Özatay olmuştur. Kendilerini tanıdığımda Personel Genel Müdür Yardımcısı idi. Maliye Başmüfettişi olan üstadımızla ilk olarak 1991 yılında Personel Müdür Yardımcılığı sınavının sözlüsünde karşılaşmıştım. Komisyon başkanı idi. Kısa boylu, kalın gözlüklerin ardındaki kısık ama sevgi dolu, sempatik bakışları insanı rahatlatıyordu. Konuşmalarındaki nezaket, sakinlik ve içtenlik size kendini, kendini ise size yakın hissettiriyordu. Sergilediği o rahatlatıcı tavırlar komisyonun diğer üyelerine de yansıyordu. Nitekim mülakatımız bitmiş, sınavda başarılı olmuştum. 40 günlük bir seminer için Bakanlıkta toplandık. Değerli üstadımızla o sürede de çok rahat iletişim kurduk. Resmiyetin güler yüzünü asık suratlı laubaliliği tercih ediyordu. Nezaketin namahrem bir şey olmadığını, tanıdık üst herkese gösterilebileceğini göstermişti. Seminerimiz bitiminde, her zaman herkese açık olan odasının kapısından kendisine göründüm. İçimden gelerek kendisine bir şiir yazmıştım. Üzerimde, söze nasıl başlayacağım “acaba nasıl karşılar” tedirginliği vardı. Gözlüklerinin ardındaki o gülen gözleriyle göz göze geldiğimde rahatlamış.

”Üstat biraz zamanınızı almaya geldim.”diyebilmiştim.Ve başladım şiirimi okumaya.

Döndürüyor personelin çarkını
Tanıyanlar biliyorlar farkını
Savunuyor her dönemde hakkını
Çalışandan yanadır Bülent Özatay
Alıştık görmeye güleç yüzünü
Garipseriz yüzünde görsek hüzünü
Unutmayız asla hiçbir sözünü
Her biri bir manadır Bülent Özatay

Yüzünüz hep öyle güleç kalmalı
Işığınız yüreklere dolmalı
İşte amir dediğin böyle olmalı
Bu sözlerim sanadır Bülent Özatay!

Bir süre sessizlik oldu. Adımın sesli harflerini uzatarak duygusal bir ses tonuyla teşekkür edip sarıldı. Yüzü tebessüm bahçesine dönmüştü. Atandık, görevlerimize başladık. Hiç ulaşılmaz olmuyordu. Aradığımızda yerinde olmasa bile mutlaka sonra dönüyordu bizlere. Sorunlarımızı can kulağıyla dinler, doğru düşünüyorsak ilgi gösterir, yanlış düşünüyorsak doğrusunu söyleyip bizleri ikna ederdi. İnsanlara güzel sıfatlar yakıştırırsan mutlaka o sıfata layık olduklarını göstereceklerini öğretmişti bize. 1995 yılında teşkilattan ayrıldığını duydum. Herkes gibi şaşırmıştım ben de. O an duygularımı yine şiirleştirmiştim.

TAŞRA’NIN SESİ
İçimizden geçeni sorarsan eğer
Bekliyorduk seni başa Özatay
O kararla herkes şaşkına döndü
Bu hiç gitmedi hoşa Özatay
Biz seni çok sevdik hala da öyle
Işığında yol bulduk hal işte böyle
Taşra zaten buruk merkezde bile
Kalmamış kimsede neşe Özatay
Özataydı alan en hoş kararı
Kimlere dokundu bunun zararı
Yadsınamaz maliyeye yararı
Emeklerin gitmez boşa Özatay
Herkes iş ehline verilsin diyor
İş yapanlar birer birer gidiyor
Kim ne düşünüyor kim ne ediyor
Aklımız ermedi bu işe Özatay
Bir makama geçse bütün yetkiler
Taşra merkez her birimi etkiler
Sürmektedir bütün yurttan tepkiler
Atilla’dan Kabataş’a Özatay
Koltuk var dendi mi önde gidenler
Kimse bilmez hangi yönde gidenler
Siyaset güç değil onlar da giderler
En fazla gelecek kışa Özatay

Bilgin doruğunda ilgin çok sıcak
Bu halinle seni kim unutacak
Dileğimiz bundan sonra sağlıcak
Ailenle mutlu yaşa Özatay

Her zaman saygıyla hatırladığım değerli üstadımı, Marmara depreminde, yaşıyor muyum, iyi miyim, herhangi bir şeye ihtiyacım var mı yok mu diye gelip beni bulması, unutulacak bir tavır değildi.

Rahim Taş

Şunlar da hoşunuza gidebilir

YAŞADIKLARIM YERE GÖĞE SIĞMAZ
DEĞERLİ GÜZEL İNSANLAR, İYİLİKLERİYLE HER DAiM VAR OLSUN!
Biz Sizin Değerinizi, Sizi Kaybettikten Sonra Anladık
HAYATIMDAKİ DÜZGÜN KİŞİLİK VE BÜYÜK ŞANS

Cevap bırakın