16
May
2023

İki Farklı Peri Masalı

Sayın Bülent Özatay’la tanışmam, Maliye Bakanlığı Teftiş Kurulu Başkanlığı’na 1984 yılında naklen atanmam ile oldu. Maliye Teftiş Kurulu’nun Ankara, İstanbul ve İzmir’de grupları vardı ve Bülent bey, görev yaptığım Maliye Teftiş Kurulu Başkanlığı’nın bulunduğu Ankara’da, yani Ankara grubunda görev yapıyordu.

1984 yılından emekli olana dek Teftiş Kurulu Başkanlığı özel bürosunda memur, şef ve müdür yardımcısı olarak görev yaptığım süreç içinde Bülent Özatay’ı sadece birkaç yıllığına tanıyabildim. Çünkü, birkaç yıl sonra Bülent bey Maliye Müfettişliğinden idari kadroyla Daire Başkanı olarak atanmıştı.

Kendilerini tanıma fırsatı bulduğum o birkaç yıl içinde, sayısı 70-80 civarında olan tüm Maliye Müfettişleri arasında egosu en az ve insani yönü en yüksek olan Müfettişler arasında olduğuna dair izlenimim oluştu.

Bülent beyin egosuz, mütevazi ve insancıl yapısına; onun bürokrasideki görevinde de pek çok kez şahit oldum. Hatta aşağıda anlatacağım gibi, onun insani yönü ve yardımseverliği, benim zor bir günümde önüme geldi ve nereden nereye diyebileceğim çok farklı bir olay yaşadım.

Bir gün mesaiye gelirken Bakanlığın duvarında çok üzgün ve düşünceli olduğu her halinden belli moralsiz bir genç adam gördüm. Neden olduğunu bilmediğim bir sebeple bu kişiyle ilgilendim ve Bakanlığın memuriyet sınavını kazandığı halde, bazı belge eksikleri nedeniyle memuriyete giremediğini öğrendim.

Aklıma hemen o sırada Daire Başkanı (veya Genel Müdür Yardımcısı olabilir) pozisyonunda bulunan Bülent üstadım geldi. Genç adamı alıp, doğrudan onun yanına gittik. Emindim ki, Bülent bey,  şayet hakkı varsa onun memuriyet hakkını teslim edecekti. Nitekim öyle de oldu.

Yıllar sonra, Denizli’de bir benzin istasyonunda arabam arızalandı. O sırada yine benzin istasyonunda bulunan biri, bana  yardımcı olabileceğini söyledi. Şoförünü çağırıp, arabamı tamirciye gönderdi ve sorunumu çözdü. Yapılan masrafı ödemek istediğimi söyleyince, borcum olmadığını söyleyip, şu bilgiyi verdi. Yıllar önce benim alıp kendisini Bülent Özatay’a götürdüğüm kişi olduğunu, Denizli Valiliğinde Müdür konumunda çalıştığını anlattı. Bülent Özatay’ı onunla birlikte bir kez daha sevgi ve saygıyla andık.

Hani peri masalları vardır. Yapılan iyilikler, bir gün gelir ayağına dolanır diye. İnsanları iyilik yapmaya teşvik etmek için. İşte ben böyle bir peri masalı yaşamıştım.

Sayın üstadımla buna benzer o kadar çok anım olmuştu ki. Ne zaman başı sıkışan, yardıma ihtiyacı olan insanı yanına götürsem, her zaman ilgilendiğini ve elini değil ama ellerini uzattığını hatırlıyorum.

Bülent Özatay, sadece Başkanlıkta görevde iken değil, hayatının her aşamasında mütevazi ve ilgili bir insandı.

Bundan yıllar önce, Bülent bey Gaziantep’te Yeminli Mali Müşavirlik Şirketini kurmuş ve devletten ayrılmıştı. Ben ise zor durumda olan gençleri Bülent beye götürmeye devam ediyor, alışkanlığımdan vazgeçemiyordum.

Komşumun oğlu Burak Özarmut, Gaziantep Üniversitesinin Makine Mühendisliğini kazanmıştı. Ancak ailesi yeteri kadar maddi destek veremiyordu ve zor durumdaydı. Tabii durumu öğrenen ben, durur muyum? Hemen Bülent beyi aradım.

Burak eğitimi boyunca Bülent beyin destekleriyle Üniversiteyi başarıyla bitirdi. Eminim ki, Burak, Bülent beyin çocuklarından sadece biriydi. Burak öyle başarılıydı ki, Almanya’nın Ruhr bölgesinde dünyada söz sahibi Teknik Üniversitelerinden birinde yüksek lisansını tamamladı ve sanırım doktorasını da yaptı. Almanya’ya yerleşen Burak, orada kendisi gibi mühendis bir Türk kızıyla evlendi.

Zaman zaman görüştüğüm sevgili Burak’la son görüşmemizde, Bülent beyin kulaklarını çınlattık. Ona hediye olarak bir kalem aldığını, Türkiye’ye geldiğinde eşini tanıştırdıktan sonra hediyesini bizzat vermek istediğini söyledi.

Ancak sevgili Burak’ımın ömrü yetmedi. 2022 yılı içinde bir kalp krizi sonucu hakkın rahmetine kavuştu.

Bu peri masalı da maalesef hüzünle bitti. Demek ki tüm masallar güzel bir şekilde sonlanmasa bile masal, peri masalı özelliğini kaybetmiyor.Bülent üstadım, yukarıda yazdıklarımın hiçbirini bilmez. Takip de etmez. O sadece masalı başlatandır.

Gelelim bana ve bana dokunuşlarına. Emekli olduktan sonra, günümüzden 4,5 yıl kadar önce maddi ve manevi olarak çok zor yıllar yaşadım. Bülent Özatay benim zor durumumu bir şekilde öğrenmiş. Tahmin edeceğiniz gibi o günden beri hem maddi, hem de manevi her zaman yanımda oldu.

Güzel insan, iyi ki yaşamımda ve yanımdasın, üstadım, arkadaşım, kötü gün dostumsun. Kibirsiz, egosuz, mütevazi, güzel yürekli, güzel insan. Yaşamdaki tüm güzelliklerin senin ve sevdiklerinin yanında olması dileklerimle.

Saygılarımı sunuyorum…

Şunlar da hoşunuza gidebilir

YAŞADIKLARIM YERE GÖĞE SIĞMAZ
DEĞERLİ GÜZEL İNSANLAR, İYİLİKLERİYLE HER DAiM VAR OLSUN!
Biz Sizin Değerinizi, Sizi Kaybettikten Sonra Anladık
HAYATIMDAKİ DÜZGÜN KİŞİLİK VE BÜYÜK ŞANS

Cevap bırakın