9
Mar
2020

VEFALI DOSTLUK

1975 yılında başladığım iş hayatımdan 2016 yılında emekli oldum. Bülent bey ile 1997 yılında tanışma şerefine nail oldum. Mali İşler Müdürü olarak görevde bulunduğum OMK Oluklu mukavva Ambalaj Sanayi A.Ş. firmasının sahiplerinin  Gaziantep’te yerleşik olmaları bizi tanıştırdı. Firmamızın kurulduğu 1997 yılından  bir İspanyol şirketine devredildiği 2015 yılına kadar YMM olarak bizlere destek oldu. Dostluğumuz öyle bir seviyeye geldi ki, önceleri Bülent Bey dediğim Üstat, yaş olarak benden fazla büyük olmasa da ABİM oldu.

İş konusunda hiç taviz vermeden ve sorunları çözmeden bırakmayan, işi ile et ve kemik gibi iç içe yaşayan, mesleğin duayeni  Bülent Özatay. Kendisinden her konuda çok yararlandım.

Maliye Bakanlığı üst düzey yöneticisi olarak çalıştıktan sonra, çalışma hayatına girmesine rağmen, maliye camiasındaki saygınlığının her zaman üst düzeyde olduğuna defalarca yakinen şahit oldum.   

Sanırım yıl 1999 veya 2000 idi. OMKda göreve başladığımdan 2 veya 3 yıl sonra, o sırada Eskişhir Maliye teşkilatında çalışan eşimin bir sorunuyla ilgilenmem gerekiyordu. Bülent beyin  daha önceleri Maliye Bakanlığında çalıştığını biliyordum ve konuyu onunla paylaştıktan sonra, yardımcı olup olamayacağını sordum. Nihayetinde, birlikte Defterdarlığa gittik.

Eskişehir Defterdarlığı, şehrin merkezinde Valilik ve diğer devlet dairelerinin de olduğu bir bölgede, müstakil iki katlı bir bina. Defterdarın odası binanın ikinci katında.

Bülent beyle birlikte eşimin sorununu Eskişehir’de uzun yıllar Defterdar olarak görev yapan İsa İnal beyle  görüştük. Diğer daire müdürlerinin de odaya gelerek Bülent Beye saygı ile yaklaşmaları, benim için çok güzel bir duyguydu. Görüşme sonrasında hep birlikte odadan çıktık. Defterdar bey yanımızdaydı, birinci kata bizimle indi, Bülent beyin ısrarına rağmen zemin kata da indi. Binanın giriş katına kadar bizimleydi. Nihayet bina giriş kapısından da birlikte çıktık ve bizi yolcu ederken aracımızın olup olmadığını sordu, aracıyla bizi gönderebileceğini söyledi.

Defterdarlığa benim aracımla gelmiştik, teşekkür ettikten sonra Bülent beye sordum. “ Bu nasıl bir şey üstad, Devlette hala çalışıyor olsanız anlarım, makamınıza saygı nedeniyle bu hürmeti gösterebilirler. Ama üstelik üzerinden 4 – 5 yıl geçtikten sonra bu saygıyı anlayamadım.”  Bülent bey gülümsedi ve şöyle söyledi. “Demek ki devlette sadece makamım değil, şahsım da sayılmış. Gösterilen saygı, sevgiyle kazanılmış ve gerçekmiş.”

Unutamadığım bir anım daha var Bülent beyle. Her ay birkaç kez Antepten Eskişehire firma ziyaretine gelir ve zaman zaman ekibiyle birlikte denetimlerini yapardı. O günlerde “finasman gider kısıtlaması” diye bir uygulama vardı. Bu uygulamada finasman giderlerinin bir kısmı gider kayıtlarına alınmıyordu. Ancak Bülent bey, hiç bu konu üzerinde durmuyor ve şirketimizin gider kısıtlaması yapması gerektiğini söylemiyordu.

Oysa Eskişehirde hemen bütün yeminli mali müşavirler, ilgilendikleri firmalara bu uygulamayı yaptırıyorlardı. Sorum üzerine Bülent bey, Kurumlar Vergisi Kanununun ilgili maddesini açtı ve imalatçı şirketlere gider kısıtlaması yapılmayacağına dair ifadeleri bana gösterdi. Sonrasında da Şunları söylemişti. “Devletin lehine olan uygulamaları yaparak firmalara bu şekilde sorun yaşatmamak, işin en kolayı, en kolaycı yaklaşımı. Oysa biz teraziyi doğru ve adaletli tutmalıyız. Devletin hakkı kadar, firmalarımızın haklarını da gözetmeli, savunmalıyız.” Bülent beyin bu sözünü ve yaklaşımın da unutamam..

Bizim iş ilişkimiz sona erse de, halen dostluğu bitmeyen, benim için çok değerli bir abimdir Bülent Özatay. Hasta olduğum dönemde defalarca arayan ve moral veren, sadece mesleki eğitim değil, dostluğunu da veren Bülent abime saygım ve sevgim sonsuzdur.

İyi ki varsınız. İyi ki sizi tanımışım.

Yalçın Tiryaki

Şunlar da hoşunuza gidebilir

YAŞADIKLARIM YERE GÖĞE SIĞMAZ
DEĞERLİ GÜZEL İNSANLAR, İYİLİKLERİYLE HER DAiM VAR OLSUN!
Biz Sizin Değerinizi, Sizi Kaybettikten Sonra Anladık
HAYATIMDAKİ DÜZGÜN KİŞİLİK VE BÜYÜK ŞANS

Cevap bırakın