Baba’ya Mektup
Sevgili Babam,
Sizi İlk tanıdığımda 2000’li yılların Eylül sonuydu. Sizi tanımama vesile olan kardeşim Tuğba AKAR’a öncelikle çok teşekkür ediyorum. Çünkü sizi tanımama ve ikinci bir baba yerine koymama vesile oldu. Evet sizi baba diye biliyorum; çünkü ancak öz babamda hissettiğim güveni, öz veriyi, sıcaklığı, sevgiyi ve şefkati ondan başka bir tek sizde buldum.
İDEAL Yeminli Mali Müşavirlik Şirketine ilk başladığım günlerde, kendime olan inancım pek yoktu. Çünkü o zamana kadar çalıştığım yerlerde hep itilen ve ezilen olarak kalmıştım, korkuyordum. Ancak sizin tüm personelinize şefkatle ve içtenlikle, samimi bir şekilde yaklaşımınız, korkularımı yenmemi sağlamıştı. Yaptığım işlerde sanki bisikletimin arkasında hep elinizin olduğunu hissediyordum. Aynı zamanda sizin eğitimci tarafınızdan çok şey aldığı belli olan mesai arkadaşlarım ve kardeşlerimin desteği, yaptığım işte kendime güven duymamı ve daha azimli olmamı da sağladı.
Evet baba. Siz hayatımda birden fazla dönüm noktasına sahip, ender insanlardan birisiniz! Beni bugünkü ben yapan, hep doğruların, hayallerimin ve ideallerimin peşinde koşmayı öğreten sizsiniz.
Yine benim bugün sonsuz bir aşkla, sevgiyle bağlı olduğum hayat arkadaşım Faruk’la tanışmama vesile olan ve hatta beni öz babamdan evvel ona veren sizsiniz. Sizden ayrılmak istemesem de sanırım hayatın değişmez olgusundan biri, elin oğlu geldi beni siz ailemden koparıp başka bir şehre götürdü. Ama siz yine bir Baba edası ile oraya da gelip, kızım ne yapıyor diye kontrol etmediniz mi? Kısaca baba, aramıza mesafeler de girse, ben sizden sizin İdealinizden, sizin bana aşıladığınız değerlerden kopamam.
Hala sizden öğrenecek çok şeyim var. O şefkatli güler yüzünüzü, o samimi duygularınızı, hep özleyeceğim. Bu can sizin gibi bir insanı tanıdığı için çok mesut…
Sayın Bülent ÖZATAY
Sizi seven Kızınız ve Damadınız;
Ebru & Faruk ERKOCAOĞLAN







