11
Nis
2019

Koca Yürekli Adam

Ben burada 2013 yılında bu dünyadan göçen sevgili anneannemin hikayesini anlatacağım.

Yaşasaydı eminim kendisi de yazardı, hem de duygularıyla birlikte en ince ayrıntısına kadar.

1990 yılından beri, ben 10 yaşındayken dinlemiştim Bülent Bey’i anneannemden. Bir masalın iki kahramanının çok özel hikayesidir.

Anneannem 1990 yılında dedemi kaybediyor. Dedemden de anneanneme kalan herhangi bir maaş yokmuş. Bunun üzerine yetim maaşı alabileceği söyleniyor kendisine. Büyük dedem Türkiye’nin Kurmay olarak uçan ilk pilotlarındanmış. Önce orduda, sonra Gümrük Muhafaza teşkilatında pilotluk yapmış. Dolayısı ile kızı olarak yetim maaşı alabilirmiş.

Düşmüş Ankara’nın yollarına. Türk Hava Kuvvetleri, Türk Hava Kurumu derken Maliye Gümrük Bakanlığı. Bülent Özatay ile karşılaşmış Daire Başkanı olarak. Çok ilgi göstermiş anneanneme ancak umut vermemiş. Hatta gümrük teşkilatının eski personel dosyalarının çoğunun mevcut olmadığından duyduğu üzüntüyü de paylaşmış.

Ankara’da o yıllarda yaşayan akrabasının yanında kalan anneannem, 3 gün sonra Bülent Bey’in sekreterine telefon ederek büyük dedemin dosyasının bulunamadığını öğreniyor ve büyük bir üzüntü ile İstanbul’daki evine geri dönüyor.

Dönüşünden yaklaşık 1-1,5 ay sonra kendisine bir telefon geliyor. Büyük dedemin personel dosyasının bulunduğuna dair. Anneannem şokta. Artık her ay devletten düzenli maaş alabilecek ve kimseye muhtaç olmayacak. Bir yandan da şaşkın. Kendisini nasıl bulup ulaştıklarını merak ediyor. 1990 yılında cep telefonları yok ve ev telefonunu da Bülent Bey dahil Bakanlıkta kimseye vermiyor anneannem.

Bu esrarengiz gelişmeyi, anneanneme nasıl ulaştıklarını, Bülent bey anneanneme anlatmıştı. Sorularım üzerine bana da anlattı sonra anneannem.

Bakanlık arşiv çalışanlarından Bülent Bey’e dosyanın bulunamadığı haberi verilmesinden 3-5 gün sonra dosya bulunup Bülent Bey’in masasına geliyor. Ama, bu arada anneanneme dosyanın bulunamadığı bilgisi de verilmiş ve anneannem de İstanbul’a dönmüş.

Bülent Bey’de de ne anneannemin ismi ne de telefonu var. Sadece büyük dedemin personel dosyası.

O koca yürekli Adam kendisini suçluyor. Anneannemi bulmanın çarelerini arıyor. Kolay mı bir insanın hayatı söz konusu ve küçük bir ihmal nedeniyle, bu hayat yaşam boyunca sıkıntı çekecek.

Dosyadan büyük dedemin nüfus kayıt bilgisinden yola çıkarak Milas Defterdarlığını arıyor. Milas Nüfus idaresinden büyük dedemin tüm çocuklarının isimlerini çıkarttırıyor. Büyük dedemin bir oğlu ve bir kızı var. Bu bilgileri Milas Defterdarlığından alıp, hepsini İstanbul Defterdarlığı ile paylaşıyor. Defterdarlık personelinden bir kısmını bizzat kendisi arayarak verdiği soyadlarını taşıyan İstanbul’daki tüm insanların aranmasını istiyor.

O yıllarda, internet te yok. Şehir telefon fihristleri var. Hangisi büyük dayıma ait hangi soy isim anneanneme ait belli değil. Tespiti oldukça zor bir konu.

Neyse, Bülent Beyin görev verdiği kişiler kendilerine verilen soyadlarını taşıyan herkesi telefon fihristinden bularak teker teker aramaya başlıyorlar. Uzun uğraşlar sonrasında anneanneme ulaşıp, önce anneannemi şoka sokuyorlar sonra da Bülent Bey’e müjdeyi veriyorlar.

Anneannem Bülent Bey’in telefonu üzerine tekrar Ankara’ya gidiyor. Emekli sandığındaki işlemleri ve belgeleri de hazır. Milas’a gidip Defterdar kendisine kahve ikram edip belgelerini veriyor. Milas Nüfus İdaresine bile gitmiyor. Çünkü Bülent Bey hem Emekli Sandığı Genel müdürünü aramış, hem de Milas Defterdarını. Böylece yaşlı bir kadının yorulmamasını sağlamış, hem de kendince anneannem den özür dilemiş.

Aslında bana göre sekreterinin ihmal ettiği bir konuda kendisini bu kadar sorumlu hisseden bu koca yürekli Adamla, son 10 yıl içinde birinde 40’ın , diğerinde 10’un üzerinde can kaybı yaşanan hızlı tren kazalarında, gerek bürokratların gerekse siyasilerin tavrını karşılaştırdıkça, vah benim güzel ülkemin güzel insanlarına demeden geçemiyorum.

Benim anneannem çok güzel, çok muhteşem, çok canlı ve sosyal bir kadındı. Bana göre Bülent Bey de farklı ve güzel bir insan. Bu iki güzelin birlikteliği şiirlere konu olmalıymış. Anneannemin Bülent Bey’e yazdığı şiiri de sizinle paylaşmak istiyorum.

Dünyalar İyisi Bülent Bey

Bir gün, kim derdi ki, sessiz sedasız,

Ününüzü, başarılarınızı bırakıverip gideceksiniz, hem de bütün karmakarışık işleri bile tasnif etmişken hatasız.

Layıksınız; dürüstlüğünüz, çalışkanlığınız ve örnek insanlığınızla övülmeye,

Ebediyen secde ile anılmaya,

Nasıl da; onca çabalarınızı cesaretle, umutla bırakıp gittiniz,

Tabi ki çok ta iyi ettiniz…

***

Özverisiyle ömür boyu herkesin yardımına koşarak,

Zayıfları sevindirip can verip yaşattınız…

Allah ta; biliyorum, size yardım edecek,

Tüm işleriniz, hayırlısı ile arzulandığı gibi yoluna girecek,

Ah ne iyi etmişim diye şükredecek,

Yakın gelecekte elbet; çok, pek çok sevineceksiniz ailecek…

Can AYDEMİR..

 

Sevim Bilgehan

Şunlar da hoşunuza gidebilir

YAŞADIKLARIM YERE GÖĞE SIĞMAZ
DEĞERLİ GÜZEL İNSANLAR, İYİLİKLERİYLE HER DAiM VAR OLSUN!
Biz Sizin Değerinizi, Sizi Kaybettikten Sonra Anladık
HAYATIMDAKİ DÜZGÜN KİŞİLİK VE BÜYÜK ŞANS

Cevap bırakın