6
May
2022

Üzerinden çok zaman geçti, ama aldığım notlar var heyecanla.

Üzerinden çok zaman geçti, ama aldığım notlar var heyecanla. Bu notlarımı sizinle paylaşmak istiyorum.

Bana çok özel bir hediye vermiştiniz, Beyaz Zambaklar Ülkesinde isimli, sizin de çok sevip etkilendiğinizi söylediğiniz bir kitap. Çok büyük bir sevinçle almıştım o kitabı sizin elinizden. Ve demiştim ki; “bu kitabı okuyup, analizini yapıp, yazılı olarak bu çalışmamı sizinle paylaşacağım.” İşte o kitabı okuduğum sıradaki heyecanla aldığım  notlarım şöyleydi.

“Bugün 27 Ekim 2020, saat gecenin 01:10’u. Üniversite hayatım ve öncesinde yapmış olduğum çalışmalar, ödevler, sunumlar oldu ama bu çok farklı. Bu ödevi kendim istedim, kendim aldım bambaşka bir tatla, bambaşka bir istekle okuduğum kitabın analizini çok ama çok özel bir insana anlatıyorum, onunla paylaşıyorum.

Beni şu an gören biri ne yapıyorsun dese, cevabım; beni tanımak isteyen, ilham aldığım bir insan için duygularımı kağıda döküyorum derim. En son bir hafta önce ziyaret ettiğim ve günlerce içimde cümlelerini tekrar edip durduğum Onu Sen De Anlat sitesine biraz önce tekrar girdim. Evet Bülent Özatay’a ait sitedeyim. Olmak istediğim yer burası. Sanki yıllar geçmiş ve dönüp geriye bakıyorum, geçmişte benimle bir araya geliyorsunuz ve ben size heyecanla o kadar çok şey anlatıyorum ki…

Evet, olmak istediğim yer sizin cümleleriniz. Bana tükenmeye mahkum olan şeylerin değersizliğini, asıl önemli olanın BİZ olduğunu derinden aşıladınız bana. Yine evet, önerinizdeki gibi herkesin anlatmasına imkan sağlayacak bir uygulama..

Son evet’im, artık ben de varım. ME  TOO…..”

Şimdi de, okuduğum, Beyaz Zambaklar Ülkesinde adlı kitapla ilgili değerlendirmemi özetliyim size dilerseniz.

“Kitabı bana bir cümleyle anlat  İlayda ve bu cümle iki kelimeden oluşsun derseniz, size OLAĞANÜSTÜ MÜCADELE tanımını uygun bulurdum. Cehalet aslına bakarsanız kurtulması güç bir bataklık gibi görülse de sanırım aşılamayacak bir durum değil. Evet, okuduğumda da gördüğüm üzere, belki olağanüstü bir mücadele gerçekleştirildi bir avuç Fin aydını tarafından ama sonunda başardılar.

Hani basit ya da klişe bir cümle vardır ya, değişim kafada başlar diye. Ben bu cümleyi, bu kitabı okuduktan sonra şöyle değiştirmek istiyorum. Değişim, değişime giden yollara somut bir adım atmakla başlar. Sizce de kulağa hoş gelmiyor mu?

Kendimi şu anda karşınıza oturmuş, eline bu kitabı almış, heyecanla bir sağa bir sola bakarak, uzun cümlelerle, acaba şu an Bülent Bey’i sıkıyor muyum sorularını kafamda döndürdüğümü hayal ederek kaleme alıyorum bu özet şeklinde kitap analizimi.. Kitapta anlatılanlar bazen, bunlar Grigory Petrov’un hayal gücü olsa gerek, bu kadarını insanlar başarmış olamaz dedirtse de ilk başta; somut örnekler yardımıyla bu düşünceden kısa sürede kurtulmayı başardım.

Sonuç olarak, tarihten hem ilham, hem de ibret almalı diyorum insan….

İlayda Akdede

Şunlar da hoşunuza gidebilir

YAŞADIKLARIM YERE GÖĞE SIĞMAZ
DEĞERLİ GÜZEL İNSANLAR, İYİLİKLERİYLE HER DAiM VAR OLSUN!
Biz Sizin Değerinizi, Sizi Kaybettikten Sonra Anladık
HAYATIMDAKİ DÜZGÜN KİŞİLİK VE BÜYÜK ŞANS

Cevap bırakın