16
Eki
2018
Büyük Üstat
Her insanın hayatında zorlu dönüm noktaları vardır.Bu zorlu engelleri aşmaya çalışırken, şanslı olanlar, tecrübeleri ile yollarina ışık tutacak kişilerin desteği ile yeniden ayağa kalkarlar ve hayata karşı dimdik dururlar.
Bende hayatımın en zorlu döneminde Bülent bey ile tanistim.
Yaklaşık dört yıl boyunca “Vatanını en çok seven işini en iyi yapandır” ilkesini benimseyerek Adalet Bakanlığında görev yaptim. OHAL döneminde benimle haksız iş rekabetine giren bir şahsin asılsız ve alçak iftirası sonucu kamu görevime son verildi.Severek yaptığım işimden haksız bir şekilde atılınca bir anda hayata küstüm.O güne kadar yakınım dostum bildiklerim bile yüz çevirmiş daha sonra utanacakları ve pişman olacakları dedikoduları yapmaya başlamışlardı.Evli olduğum için bir an önce kendimi toparlamam ve yeni bir iş bulmam gerekiyordu.Ancak insanlar bırakın iş vermeyi, selam dahi vermiyordu.Benim gibi görevinden atılan bazı arkadaşlar ya kendilerini eve kapattılar yada eski işlerini söylemeden vasıfsız işlerde çalışmaya başladılar. Benim için de durum farklı değildi.Tam bu karanlık içinde boğulup gideceğimi düşündüğüm günlerde, kayın babam Bülent Özatay isminde eski bir aile dostları olduğunu benim için bir de onunla görüşmek istediğini söyledi.Fakat ben de diğer iş görüşmeleri gibi olumsuz olacağını tahmin ettiğimden pek heveslenmedim.
Bülent bey uğradığım haksızlığa üzülmüş ve benimle tanışmak istemişti. Gercekten çok şaşırmıştım. Yakınım bildiklerim “aman bana da birşey olmasın” diye fersah fersah kaçarken adını ilk kez duyduğum koca yürekli bir insan haksızlıga uğradığıma inanıyor, bunu dillendiriyor ve benimle tanışmak istiyordu.
Bülent beyle ilk karşılaştığımızda her zamanki gibi cana yakın şevkatli ve güler yüzlü idi. Aylar sonra ilk kez birisine derdimi anlatmak bile beni oldukça rahatlatmıştı. Bülent bey “insanları kaybetmek çok kolay, kazanmak zordur”dedi ve ekledi. “Benim de bir çalışana ihtiyacım var delikanli” dedi. Yaklasik 10 ay sonra evime ekmek götürecek olmam , ilk kez birisinin uğradığım haksızlığa üzülmesi, tabiri caizse elimden tutması beni çok mutlu etmişti.
Ancak daha önce hiç özel sektör tecrübem olmamıştı. Bu durum beni biraz endişelenirsede Bülent bey o cana yakın, güler yüzlü babacan davranışlarının yanında ciddi bir iş disiplini olan, bilgilisi ve tecrübesi ile yaptığı işin hakkını veren, bir öğretmen gibi çalışma arkadaşlarını bilinçlendiren örnek bir kişilik , örnek bir işverendi.
Düzenli bir işimin olması, Bülent bey’in her gün işimize ve hayata dair yeni birşeyler öğretmesi ile yaralarımı kısa sürede sardım. Tabiri caizse toplumdan neredeyse dışlanmak üzere olan birisi iken yeniden topluma ve hayata döndüm.Bu kadar zorlu günlerin ardından Ecrin (allah’ın hediyesi) isminde bir kızımız oldu.
Kamu da çalışır iken hedefim mezun olduğum adalet bölümünden Dgs ile Hukuk fakültesine geçiş yaparak avukat olmaktı .Ancak başıma gelen olaylardan sonra Adliyenin önünden dahi geçmek istemiyordum.Dedim ya Bülent bey’in desteği ile yaralarımı çabucak sardım.
Bülent beye birgün bu fikrimi actim. Yarim kalan bir idealim olduğundan bahsettim.O da her zamanki gibi beni can kulağı ile dinledi ve sonuna kadar beni destekleyeceğini söyledi.Simdi kısmet olursa ilerde birgün Bülent bey’in karşına avukat olarak çıkıp onunla yeniden kucaklaşmak istiyorum.
Başta da söylemiştim ya insanları kaybetmek çok kolay, kazanmak ise çok zordur. Bülent bey zor olanı her zaman ki gibi başardı.Benim için bir iş veren değil , bir abi , bir öğretmen, başım sıkıştığında derdimi açacağım bir büyüğüdür.
Bütün işletmeler iş verenler Bülent bey gibi insanları kazanma eğiliminde olsalar bence toplumumuz daha huzurlu ve güvenli olur.Bana kattıklarınız ve her zaman beni desteklediğiniz için şükranlarimi sunarım Büyük Üstat.
Tolga Sungu







